1924 Erzurum Depremi ve Atatürk


Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İbrahim Ethem Atnur, 1924 yılında Erzurum’da yaşanan deprem sonrası afet bölgesine gelen Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Büyük Önder Atatürk’ün yaptığı inceleme ve çalışmalarla ilgili kaleme aldığı ”Reis-i Cumhur’un Doğu İncelemeleri-1924 Erzurum Depremi” isimli kitabını, AA muhabirine anlattı.

Erzurum ve çevresinde 1924 yılının 13 Mayısında meydana gelen depremin ardından 6 Eylülde de çok daha şiddetli ikinci bir afetin yaşandığını belirten Atnur, ”Erzurum ve ilçelerinde 2. depremde 214 kişi yaşamını yitirmiş, 1119 hayvan telef olmuştur. Ayrıca 3 bin 787 konut tamamen yıkılmış, 2 bin 514 hane ise hasar görmüş” diye konuştu.Atatürk’ün 13 Mayıs depremini, yurt gezisinde olduğu Trabzon’da öğrendiğini ve gezisini yarıda keserek Erzurum’a gelmeye karar verdiğini anlatan Atnur, şunları söyledi:

”Trabzon’dan Erzurum’a gelme imkanı bulamayan Mustafa Kemal, zor bir yolculuk sonrası Samsun’a, oradan da afet bölgesine ulaştı. 30 Eylülde halk tarafından coşkuyla karşılanan Atatürk, hemen afetzedelerin yaralarının sarılması için çalışmalara başladı.”

HALKA ÖRNEK OLUYOR

Erzurum’da yer sarsıntılarının devam etmesi nedeniyle vatandaşların korktuğu için evlerine girmediklerine dikkati çeken Atnur, Atatürk’e de kalması için vilayet konağı ve Mevki Kumandanlığı’nda iki yer ayrıldığını ancak çevresindekilerin ”ne olur ne olmaz çadırda kal” tavsiyesinde bulunduğunu belirterek, ”Atatürk birkaç yeri çatlamış Hükümet Konağı’nda yatmakta ısrar etmiş ve bu halk üzerinde olumlu bir etki yapmıştır” dedi.

DEPREMİN YAPTIĞI TAHRİBATI GÖRMEK İÇİN

Atatürk’ün depremin yarattığı tahribatı görmek için 2 Ekimde Pasinler ilçesine gittiğini anlatan Atnur, daha sonra Köprüköy, Yağan, Emre, Buğdaylı gibi bölgelerdeki köylerde incelemeler yaptığını ve halkın sorunlarını dinlediğini kaydetti. Mustafa Kemal’in Sarıkamış ve Kars’ta da incelemeler yaptığını anlatan Atnur, daha sonra tekrar Erzurum’a döndüğünü ifade ederek,
şunları söyledi:

Bunu da okuyabilirsiniz  Pelasglar-1

”Atatürk deprem bölgesine gelene kadar bazı çalışmalar yapılmış ama bunlar yetersiz kalmıştır. O’nun bölgeye gelmesiyle depremle ilgili çalışmaların boyutu değişti. Savaş yıllarından perişan çıkan Erzurum halkı, depremle iyice sefalete sürüklenmiştir. Atatürk’ün varlığı ve çalışmalarıyla devletin imkanları bölgeye hızlı bir şekilde gelmeye başlamış. Gazi, bölgedeki günlerinde ve Ankara yolculuğunda dahi bütün çalışmaları kontrol altında tutup yönlendirmiş. O’nun varlığının Erzurum insanı için hem mutluluk hem de bir kurtuluş olduğunu görüyoruz.”

ATA DOKTORLARA KIZINCA

Mustafa Kemal’in bölgede tespit ettiği ve yokluğundan dolayı sinirlendiği en önemli eksikliğin doktorsuzluk olduğunu ve bu sorun için Başbakan İsmet İnönü’ye, ”ültimatomu andıran” bir telgraf gönderdiğine dikkati çeken Atnur, şöyle devam etti: ”Atatürk depremden etkilenen bazı ilçelerde doktorun olmadığını görünce Başbakan İnönü’ye çektiği telgrafta buralara acilen doktor ataması yapılmasını istemiştir. Aslı Başbakanlık arşivlerinde bulunan 5 maddelik telgrafın son maddesi ise çok ilginçtir. Yaptığı incelemeler ve görüşmeler sonrası edindiği bilgilere telgrafında yer veren Atatürk, sivil ve askeri doktorların bölgeye gelmekten kaçınarak, İstanbul’daki sağlık kurumlarında yerleşmeyi tercih ettiklerini, İstanbul haricine tayin çıkanların da memuriyetten istifa ederek görev yerlerine gitmediği anlatan telgrafında, İstanbul’da bulunan sivil ve askeri doktorların deprem bölgesine tayin edilmesini istemiştir. Atatürk, tayin emrine uymayanlar için de gerekli muamele yapılmasını, yapılacak en hafif işlemin ise vatan hizmetinden kaçtıkları için memuriyet ve mesleklerinden ilişkilerinin kesilmesi olacağını belirtmiştir. Savaş yılları ve deprem felaketinin acılarıyla kıvranan bölgedeki sağlıksızlığı yakından gözleyen Gazi, aslında telgrafındaki sert ifadelerle hükümeti de ihtar etmiş oluyordu.”

Mustafa Kemal sayesinde doktor sorunun da birkaç gün içinde çözüldüğüne işaret eden Atnur, hiç doktor görmeyen bölgelere doktorların atandığı ve görevlerine başladıklarını söyledi.

37 GÜNDE KONUT SORUNU ÇÖZDÜ

Depremde evleri yıkılan, ahırları çöken vatandaşın kurtuluşu için kış öncesi barınma yerlerinin yapılmasının büyük önemi olduğunu kaydeden Atnur, bu sorunun da Cumhurbaşkanı Atatürk’ün çabasıyla çözüldüğünü söyledi. Atatürk’ün afet bölgesinde konut yapımı için aldığı kararların hükümet tarafından gecikmeden uygulamaya konulduğunu kaydeden Atnur,
”Atatürk, konutların yapımı için askeri de görevlendirmiştir. Kısa zamanda düzenli ev ve hayvan barınağı yapmaya imkan yoktur. Zeminlik olarak adlandırılan konutlar ile barakaların yapımına hemen başlanmıştır” diye konuştu.

Bunu da okuyabilirsiniz  Safevi Devletinin Farslaşması ve Safevinin Yıkılışı

Yıkılan köylerini, evlerini terk etmek istemeyenlerin de yapım çalışmalarında görev aldığını kaydeden Atnur, 8 Ekimde başlayan çalışmaların 13 Kasımda tamamlandığını ve bölge insanının barınma sorunun çözüldüğünü söyledi.
Deprem bölgesinde tamamen yıkılan okul binaları ve karakolların yerine de baraka yapıldığını, hasar görenlerin onarıldığını anlatan Atnur, bu çalışmaların da 15 gün gibi kısa sürede tamamlandığına dikkati çekti. Afetzedelerin kısa sürede evlerine kavuşmaktan oldukça mutluluk yaşadıklarını ve bunu Mustafa Kemal’e borçlu oldukları bildiklerini ifade eden Atnur, depremde büyük zarar gören Pasinler ilçesi halkının yapılanlara teşekkür için TBMM’ye telgraf çektiklerini ve bu telgrafta Atatürk’e de duydukları minnetlerini dile getirdiklerini kaydetti.

ATA OLMASAYDI

Atatürk’ün özverili çalışmasıyla deprem bölgesinde halkın tüm yaralarının kısa sürede sarıldığını sözlerine ekleyen Atnur, afetzedeler için yapılan zeminlik ve barakaların halkın normal konutlarından daha güzel olmasının bir başka gerçek olduğu kaydederek, şöyle devam etti:

”Binaların eskisinden daha iyi olduğunu gören halk başka bölgelere gitmekten vazgeçmiştir. Çok kısa bir zamanda ve rekor sayılabilecek bir şekilde inşaatların bitilmesi elbette Atatürk sayesindedir. Atatürk’ün, halkın menfaatleri konusunda tavizsiz ve çelik iradesi bu sonucu doğurmuştur. Atatürk olmasaydı 1924 deprem sonrası yaklaşan kış mevsimi nedeniyle büyük trajediler yaşanırdı. Zorlu bir yolculuk sonrası Erzurum’a ulaşan Atatürk, bir liderin döneminin büyük zorluklarına karşın deprem sonrası ortaya çıkan sorunları büyük özveriyle çözmüş ve aynı zamanda halkla kaynaşmıştır.”

https://www.youtube.com/watch?v=13O7TrFP2mE

Genelgeyle Devrim Olmaz

1924 yılının ilkbaharındaydı. Erzurum ve Pasinler’de depremde birçok köylerin evleri yıkılmıştı. Zarar gören halkla görüşmek için Pasinler’e gelen Gazi Mustafa Kemal, halkın içinden ihtiyar bir köylüyü çağırdı:

-“Depremden çok zarar gördünüz mü, baba?” Diye sordu. Gazi, ihtiyarın şüphe ettiğini görünce, tekrar sordu:

Bunu da okuyabilirsiniz  Atatürk ve Kayıp Kıta Mu

-“Hükümet sana kaç lira verse, zararını karşılayabilirsin?” İhtiyar:

-“Valle pedişeh bilir” dedi. Gazi gülümsedi. Yumuşak bir sesle:

-“Baba, padişah yok; onları siz kaldırmadınız mı?”

-“Söyle bakalım, zararın ne?”

-“Padişeh bilir…” Bu cevap karşısında kaşları çatılan Gazi, Kaymakama döndü:

-“Siz daha devrimi yaymamışsınız” dedi. Bu sırada görevini başarmış insanlara özgü ağır başlılıkla ortaya atılan yazı işleri müdürü Gazi’ye:

-“Köylere genelge yolladık Paşam” dedi. Gazi’nin fırtınalı yüzü, daha çok karıştı:

-“Oğlum, genelgeyle devrim olamaz!”

Kaynak: Atatürk’ten Gençliğe Unutulmaz Anılar, Ahmet Gürel, Mayıs 2009


1981/Mersin doğumlu, Harita Mühendisi, Araştırmacı-Yazar, Gayrimenkul Değerleme Uzmanı, Kitap: Orta Dünyanın Analizi HKMO, İçel Sanat Kulübü,