Etrüsk Kralı Servius Tullius-II. Tullu

0
201

Birinci Tarkhan’dan sonra Roma tahtını işgal eden bu kralın birinci adı şüphesiz bir Latince lakap idi. Çünkü bu kelimenin latincedeki “servus” (esir) kelimesi ile ilgisi olduğu düşünülüyor. Kendisinin etrüskçe adının Tulli veya TULLU olduğu tahmin edilebilir. Bu bakımdan kendisine İkinci Tullu demek de mümkündür.

Görüldüğü gibi, Tarkhan’ın krallığı ile Tullu’nun krallığı arasında geçen dönem karışık, karanlık bir dönemdir. Bu dönemde geçen olaylar hakkında çeşitli şeyler bilinmekte, fakat kesin olarak hiç bir şey bilinmemektedir. Bu sebeple ben, Tullius hakkindaki hem efsaneleri, hem bilgileri aşağıda sıralamakla yetineceğim.

Efsaneler :
1) Tullius bir kralın oğlu idi. Romalıların kralı Tarkhan bu kral ile savaştı. llius’un babası
savaşta öldürüldü. Fakat annesi, savaş esir olarak, Roma’ya getirildi ve pazarda satılmayıp, Saraya alındı. Kadın hamile idi. Tullius Sarayda doğdu ve Sarayda büyüdü. Kraliçe Tanakvil çocuğu çok sevmişti.

Tarkhan’ın yaptığı savaşlar arasında en çetin ve uzun olanı Latinlerle yaptığı savş olduğu için, pek tabii olarak, uius’un bir Latin prensi olduğu akla geliyordu ve Latin tarihçiler bunun böyle olmasını istiyorlardı.

2) Tullius’un annesi, kocası öldürüldüğü sırada, hamile falan değildi. Roma’da savaş esiri olarak bulunduğu kral sarayında, bir gün, ocağın ateşini seyretmeye daldığı sırada, alevlerin ışığından hamile kaldı ve Tullius sarayda doğdu.

Bilindiği gibi, Orta Asya’da da, ışıktan hamile kalma efsaneleri vardı. Mesela, Moğol tarihinde, Alankova adlı bir kadın ay ışığından hamile kalıyor.

Bilgiler :
1) Etrüsk soyundan olup, bir Etrüsk tarihi yazmış olan İmparator Daudius’tan yukarıda söz etmiştik. Onun zamanında Roma İmparatorluğunun bir parçası olan Gallya’nm (Fransa’nın) Lyons şehrinde, bu İmparatorla ilgili bir belge bulunmuştur :
Bu, üzerinde yazılar bulunan bir bronz tablettir.

öyle anlaşılıyor ki, Klaudius, imparatorluk içinde yaptığı bir gezi sırasında, bir rivayete göre doğum yeri olan Lyons (o zamanki adı ile Lugdanum) şehrine de uğramış ve orada bir konuşma yapmıştır. Lugdanum’lular bu konuşmayı bronz tabletlere kazımışlardır. İşte bulunan belge bu tabletlerden biridir, yani Daudius’un konuşmasının bir bölümüdür. Konuşmanın bu bölümünde, Klaudius( cladius), nedense Servius Tullius’tan söz etmekte ve onun bir Etrüsk olduğunu, gerçek adının MASTARNA olduğunu söylemektedir.

2) X. yüzyılda, Vulki adlı Etrüsk şehrinde kazılar yapılırken, çok zengin aile mezarları bulunmuştur. Bunlardan birinin duvarları fresklerle süslüdür. Bu fresklerde bir yandan mitolojik sahneler, bir yandan da Vulki şehrinin geçmişi ile ilgili sahneler vardır. Bunlardan biri bir savaş daha doğrusu dövüşme sahnesidir: Bir tarafta bir onun karşısında üç olmak üzere, dört kişi kılıçla dövüşüyorlar. Fresk üzerinde bu 4 kişinin, Etrüsk harfleriyle adları yazılıdır. Tek olanın adı “Tarkhunies”, üç olanlardan biri Avle Vipenas”, ikincisi “Kaile Vipenas”, üçüncüsü MAKSTRNA.

Roma’nın eski dönemleriyle ilgili efsanelerde ve hatta bazı yazarların eserlerinde, Roma’yı zaptetmeye çalışmış “Vibenna kardeşler” in adı geçer. Ya onların yanında Makstna’nın işi ne idi ? Çünkü, elbette, buradaki Makstna KIaudius’ün sözünü ettiği Mastarna’dan, yani Tullius’dan başkası değildi. Kral Tarkhan’a düşman prenslerin buldukları katiller Vibenna kardeşler miydi ? Bu prenslerin arzusu kral olmak değildi de, sadece Tarkhan’dan intikam almakmıydı ? Prensler Vibenna’lara : ‘ Tarkhan’ı öldürün de, kimi kral yapacaksanz yapın” mı dediler? Vibenna’lar da hemşehrileri, yani Vulki’li Makstrna’yı mı seçtiler? Tarkhan: resimde, Roma ordusunu temsil eden, sadece bir sembol müdür?

Vibenna’ların, girişimlerinde başarlı oldukları şundan bellidir ki, arkolojik kazılar sırasında
Veyi adlı bir Etrüsk şehrinin bir tapınağında, bir vazo parçası bulunmuş, o parça üzerinde, bu vazonun Vibenna kardeşlerden biri tarafından sunulan bir şükran armağanı olduğunu gösteren yazı görülmüştür.

Buna göre, Servius Tullius Roma tahtına Kraliçe Tanakvil’in himayesi ile değil, silah gücü ile mi oturmuştu ? Bu soruya da, yukarıdaki öteki sorulara da cevap vermek bugün için mümkün değildir.

II. Tullu’nun ilk işi Toprak Reformu yapmak olmuştur. Kral başklannın, yani zenginlerin toraklarını işleten çiftçilere toprak dağıtmıştır. Bir de, Romada Nüfus Sayımı yaptırmış, bunun sonucunda, M.ö. 577 yılında, Romada, 800.000 özgür vatandaş bulunduğu anlaşılmıştır.

Tullu özgür vatandaşları, servetlerine göre beş sınıfa ayırdı ve buna göre, savaşta da, barışta da ödenecek adil bir vergi koydu. Ordu yeni baştan teşkilatlandırıldı. Zenginlerin, kendi masraflarını kendi görecekleri şekilde, süvari bölüklerini oluşturacaklarına, orta hallilerin ve fakirlerin, piyade olacaklarına ve onların masraflarını devletin göreceğine karar verildi.

Roma’nın sokaklarına, ilk defa, Tullius zamanında kaldırım döşenmiştir. Roma’nın sınırları genişletilmiş ve yeni baştan surlar inşa edilmiştir. Bu surların bazı kısımları, bugün bile, Roma’nın şu veya bu köşesinde henüz görmek mümkündür. İkinci Tullu’nun
krallık dönemi :44 yıl sürmüştür. Bu yıllar hakkında Titus-Livius şöyle · der :

“Bu dönem iyi bir dönemdi. Tullius’dan sonra kim gelse, yapacakları bakımından) onunla yarışamazdı”.

II.Tullu’dan sonra, Roma tahtına, Roma’nın . son kralı olan II.Tarkhan geldi.

Kaynak: Türklerin İlk Ataları- Adile Ayda

Yüzüklerin Efendisi romanında yer alan en önemli karakterlerin hangi mitolojilerden alındığını karşılaştırmalı ve detaylı olarak anlatan inceleme-araştırma çalışması yayımlandı. Bugüne kadar sayısız araştırma yapıldı. Kitaplar, makaleler yazıldı. Ancak tam anlamıyla deşifre edilemedi. Bu konuda rehber bir kitap olacak. Kısacası, Tolkien’in romanı yazarken yaptığı kokteyli nasıl hazırladığını göreceksiniz. Bunun yanında Türk kültürünün diğer kültürlerle olan derin bağlarını da. Röportaj için buraya tıklayın. Kitabı imzalı satın almak için buraya tıklayın. Kitabı indirimli satın almak için buraya tıklayın.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here