İspanya İç Savaşı

0
130

Ocak 1936’da İspanyol Sosyalist Partisi’nin, İspanyol Komünist Partisi’nin, Cumhuriyetçi Sol Parti’nin, Cumhuriyetçi Birlik Partisi’nin,Genel İş Konfederasyonu’nun ve bazı küçük sol grupların bir araya gelerek oluşturdukları Halk Cephesi (HC), Şubat 1936 seçimlerini kazanarak iktidar oldu. HC’nin iktidar olmasıyla, iktisadi ve toplumsal ayrıcalıkları ve çıkarları tehlikeye düşen büyük toprak sahipleri, kilise, mali ve ticari çıkar Çevreleri cumhuriyet yönetimini yıkmak üzere harekete geçtiler. Aralarında Franco’nun da bulunduğu bir grup baskıcı general 17-18 Temmuz 1936’da İspanyol Fası’nda HC yönetimine karşı ayaklandı. Aynı gün, İspanya’daki hemen hemen tüm garnizonların da ayaklanmaya katılmalarıyla, 3 yıl sürecek olan İspanya İç Savaşı başlamış oldu.

 

Cumhurbaşkanı Azana ” ile başbakan Quiroga’nın, İspanyol ordusunun denetimini ele geçiren ayaklanmacılara karşı, halkı silahlandırmaya yanaşmamaları ve son ana değin ayaklanmacılarla anlaşma yolları aramaları, ayaklanmanın hızla tüm İspanya’ya yayılmasında etkili oldu. 19 Temmuz 1936’da başbakan olan Giral Pereira halka silah dağıtma kararını aldığında, 21 kent ayaklanmacılar tarafından ele geçirilmiş durumdaydı.

İç savaşın başlangıcında üstünlük, Madrid ve Barselona’yı, ana sanayi ve madencilik merkezlerini, limanları ve en verimli tarım alanlarını elinde tutan HC yönetiminin elindeydi. Ancak Hitler ve Mussolini’nin ” Avrupa devletlerinin İspanya İç Savaşı ‘na müdahale etmeme kararından yararlanarak ayaklanmacılara doğrudan ve açık destek sağlamalarıyla, iç savaşın yönü ve niteliği değişti. İç savaş, cumhuriyet yönetimiyle ayaklanmacılar arasında bir çatışma olmaktan çıkarak, faşizm ile demokrasi arasında uluslararası düzeyde bir mücadeleye dönüştü.

Ayaklanmacılar, Eylül 1936’da sayıları onbinleri bulan İtalyan askerlerinin ve Alman hava ve
tank birliklerinin yardımıyla, stratejik ve siyasi konumu nedeniyle bir an Önce ele geçirmeyi planladıkları Madrid üzerine saldırıya geçtiler. Ekim 1936’da ayaklanmacılar tarafından hükümet ve devlet başkanlığına getirilen Franco yönetimindeki birlikler, Kasım 1936 ‘da Madrid’i kuşattı. Bu sırada Madrid’te Largo Caballero “· başkanlığında yeni bir HC hükümeti kuruldu. Madrid halkı, HC hükümetinin yanında savaşmak üzere Kasım 1936 ‘da İspanya’ya gelen antifaşistlerden oluşan Uluslararası Tugaylar’ın yardımıyla 4 ay boyunca kuşatma altındaki başkenti savundu. Sonunda kuşatma kırıldı ve faşistler geri çekilmek zorunda kaldı. Francocu birlikler kuzeye doğru yönelirken, Alman uçakları karşı koyma gücünden yoksun sivil halka karşı hava saldırıları düzenleyerek cumhuriyetçi direniş hareketini kırmaya çalıştı. Largo Caballero ‘nun Mayıs 1937’de başbakanlıktan ayrılmasından sonra kurulan Negrin başbakanlığındaki HC hükümeti, yeni bir cumhuriyet ordusu kurdu. Bu ordu, Francocu birliklere karşı bazı başarılar kazandıysa da, Almanya ve İtalya’dan gelen yeni yardımlarla güçlenen faşistler, Mart 1938 ‘de Aragon Cephesi’ni kırdılar. Nisan 1938’de ise Akdeniz’e ulaşarak, cumhuriyet yönetiminin denetimindeki toprakları ikiye böldüler.

Ocak 1939’da Barcelona’yı ele geçiren Franco, Şubat 1939’da Katalonya’yı işgal etti. Aynı tarihte, İngiltere ve Fransa, HC hükümetiyle tüm diplomatik ilişkilerini keserek Franco hükümetini tanıdılar. Sonunda bir tek Madrid ayakta kaldı. HC hükümetinin ve cumhuriyet ordusunun direnmede kararlı olmalarına karşın, Mart 1939’da bir darbeyle Madrid’te yönetimi ele geçiren albay Casado başkanlığındaki Ulusal Savunma Cuntası, Franco’nun koşulsuz teslim çağrısını kabul etti. 28 Mart 1939’da faşist birlikler Madrid’e girdi. 30 Mart 1939 ‘da ise tüm İspanya işgal edildi. Böylece bir milyona yakın kişinin ölümüne, yüzlerce kentin yerle bir edilmesine ve yüzbinlerce İspanyol’un ülkesini terkederek yabancı ülkelere sığınmasına yol açan İspanya İç Savaşı sona erdi.

Kaynak: Türk ve Dünya ünlüleri Ansiklopedisi

 

Yüzüklerin Efendisi romanında yer alan en önemli karakterlerin hangi mitolojilerden alındığını karşılaştırmalı ve detaylı olarak anlatan inceleme-araştırma çalışması yayımlandı. Bugüne kadar sayısız araştırma yapıldı. Kitaplar, makaleler yazıldı. Ancak tam anlamıyla deşifre edilemedi. Bu konuda rehber bir kitap olacak. Kısacası, Tolkien’in romanı yazarken yaptığı kokteyli nasıl hazırladığını göreceksiniz. Bunun yanında Türk kültürünün diğer kültürlerle olan derin bağlarını da. Röportaj için buraya tıklayın. Kitabı imzalı satın almak için buraya tıklayın.

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here